Tarhuncu Ahmet Paşa Kimdir?

0
456
Tarhuncu Ahmet Paşa Kimdir?

Maliye hakkında yazdığımız yazılara keyifle okuyacağınız bir yazıyla devam ediyoruz. Şanlı tarihimiz birbirinden değerli ve yetenekli bilim ve devlet adamlarıyla doludur. Bu önemli şahsiyetlerden biri olan ilk resmi devlet bütçemizi hazırlayan Tarhuncu Ahmet Paşa hakkında neler biliyoruz?. Biz bu pazar yazımızla dilimiz döndüğünce Tarhun Ahmet Paşa hakkında konuşalım dedik. Öyleyse başlayalım, maliye tarihimizin ilk bütçesini hazırlayan Tarhuncu Ahmet Paşa kimdir?

Tarhuncu Ahmet Paşa Kimdir?

Tarhuncu Ahmed Paşa Arnavutluk’un Mat kasabasında doğmuştur. Eğitimini Enderun’da tamamlamıştır. Silahtar Bosnalı Musa Ağa’nın 1633’te Mısır valisi ile saraydan çıkmasıyla o da kapıkulu süvariliğine çıkmıştır. Önce Musa Paşa’ya sonra da Hezarpare Ahmet Paşa’ya kethüdalık etmiştir. Hezarpare Ahmet Paşa’nın katlinden sonra kardeşi Oruç da, Sofu Mehmet Paşa’ ya karşı olan sipahilerin isyanında öldürülmüş ama Tarhuncu Ahmet Paşa Şeyhülislam Hacı Abdurahim Efendi tarafından himaye olunarak hayatı kurtarılmıştır.

Kendisine Diyarbakır valiliği verilmiş sonra da Hicaz’a hacca gitmiştir. Diyarbakır da valiliğe dönmeden önce de Ocak 1649’da Mısır valiliğine nakledilen Tarhuncu Ahmet Paşa, Ocak 1651’de Mısır’dan azledilerek İstanbul’a gelmiştir.

Sadrâzam Gürcü Mehmet Paşa ve Tarhuncu Ahmet Paşa

Tarhuncu Ahmet Paşa, 1651 Ocak’ta Mısır’dan azlolunarak İstanbul’a geldiğinde Sadrâzam Gürcü Mehmet Paşa Tarhuncu’nun  sadarete liyakatini görmüştür. Bu sebeple Mısır’daki muhasebesini bahane ederek kendisini Yedikule’de hapsedip Yanya sancağıyla Selanik’te oturmak üzere İstanbul’dan çıkartmıştır. Bu olay çeşitli tarihçilerce farklı anlatılmaktadır. Biz objektif olarak olayı şu şekilde anlatalım:

İstanbul’a dönen Tarhuncu Ahmet Paşa, Vezîriâzam Gürcü Mehmed Paşa tarafından zimmetinde 80.000 kuruş kaldığı gerekçesiyle onu defterdar konağında gözetim altına aldırılmıştır. Mısır’dan dönen hazinedarbaşının raporu, Mısır Valisi Hadım Abdurrahman Paşa’nın ve Mısır Kadısı Hasan Efendizâde’nin hüccetleri mesned yani bilgileri kanıt kabul edilerek sorgulanmıştır. Zimmet iddia edilen meblağı ödemesi için kendisine baskı yapılmıştır. Tarihçi Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi, Tarhuncu’nun bu meblağı zimmetine geçirmiş olduğu kanaatindeyse de Kâtib Çelebi, Mehmed Halîfe, Naîmâ ve Abdurrahman Paşa gibi tarihçiler zimmet iddiasının Gürcü Mehmed Paşa’nın onu kendi makamına rakip görmesinden kaynaklandığını belirtmişlerdir. Bu nedenle Gürcü Mehmet Paşa Nüfuzunu da kullanarak Tarhuncu’yu 1652 yılının hemen başında Girit muhasarasına hizmet etmek kaydıyla Selânik ve Yanya sancağı beyliğiyle İstanbul’dan gönderilmesine ferman çıkarttırmıştır.

Çanakkale Boğazı’nın Venedikliler’ce abluka altına alınması ve Anadolu’daki genel asayişin bozulması yüzünden İstanbul’da temel gıda maddelerinin temininde sıkıntı çekilmeye başladı. Bu sebeple fiyat artışları ve karaborsa gibi olumsuzluklar ortaya çıktı. Bunun yanında malî darlık sebebiyle bir türlü donanmanın teşkil edilememesi ve geciken mevâciblerin(maaşların) ödenememesi Gürcü Mehmed Paşa’nın sadâretinin sonunu getirmiştir.

Tarhuncu Ahmet Paşa’nın Sadrazamlığı

Hayatı devlet hizmetlerinde ve sürgünlerde geçen Tarhuncu Ahmet Paşa’ya nihayet  Sadrazamlık murad olmuştur .vValide Sultan’ın mutemedi Anadolu kazaskeri Hocazâde Mesud Efendi’nin nezareti altında görüldüğü için Gürcü Paşa’nın yerine icraatında kuvvetli bir vezir aranarak şeyhülislâm tarafından Siyavuş Paşa teklif edildi. Lakin Valide Sultan tarafından kabul edilmediğinden Mesud Efendi’nin tavsiyesi üzerine Tarhuncu Ahmet Paşa İstanbul’a davet olundu; gizlice İstanbul’a gelip Mesud Efendi’nin Süleymaniye’deki konağına inmiş ve geldiği Valide Sultan’a bildirilmiştir. Bunun üzerine pâdişâh ve devlet erkânı ile görüşüldükten sonra teklif edilen işleri (Girit işi, donanma işi ve maaş işi) bazı şartlarla başaracağını taahhüd ve mukabil tekliflerini de yaparak kabul ettirdikten sonra sadrâzam tayin edilmiştir. (1652 Haziran 19).

Osmanlı’nın İlk Bütçesi

Tarhuncu Ahmed Paşa donanma işleri ve askerin maaş ödemelerine nakit bulmaya çalıştı. Kamu maliyesinin içinde bulunduğu güçlükler yanında Tarhuncu’nun sadrazamlığa geldiği dönem kötü hasat yıllarına ve veba salgınına tesadüf etmişti.

Tarhuncu Ahmet Paşa kendinden önceki Sadrazamlar gibi giderleri kısarak, padişahın ve yakınlarının tepkisini almaktan çekinmemiştir. Geleceğe ilişkin bir takım devlet gelirlerini iskontolu bedelle önceden satıp (iltizam usulü), ilgili yılın açığını kapatmaya çalışmamıştır. Bu şekilde bir dönem geçirip rahat bir sadrazamlık yaşamamıştır. Geleceği harcayarak bir devletin varlığını sonsuza dek sürdüremeyeceğini görmüş ve çözüm aramaya girişmiştir. Bir takım tasarruf arttırıcı ve yolsuzluk önleyici tedbirler alan Tarhuncu Paşa tıpkı günümüzde de bu tür önlemler alan devlet adamlarının akibetiyle karşılaşmıştır.

Haksız yere edindikleri mallarına el konulanlar, ulufeleri kesilenler, kamu giderlerinin kısılması nedeniyle kazançları azalanlar, saray giderlerini kendi çıkarlarına yönlendiremeyeceklerini anlayanlar faaliyete geçmekte gecikmemişler. IV. Mehmed’e, Tarhuncu’nun, padişah aleyhinde faaliyetlerde bulunduğunu söylemişler. Tarihçiler, IV. Mehmed’in yerine kardeşi Süleyman’ı tahta çıkarma planları olduğu bahanesiyle Tarhuncu’nun katledildiğini nakletmişlerdir.

Tarhuncu Lâyihası

Dokuz ay kadar sadâret mevkiinde kalan Tarhuncu Ahmed Paşa, Osmanlı tarih literatüründe kendi adıyla anılan lâyihası (Bütçesiyle) ile tanınır. IV. Mehmed’e sunduğu lâyiha kendisinden sonra Tarhuncu lâyihası veya Tarhuncu bütçesi diye şöhret bulmuştur.

1651 yılı bütçe açığının, toplam bütçe giderlerine oranı yüzde 30 olarak hesaplayan Tarhuncu Ahmet Paşa’nın hazırladığı 1652 yılı Osmanlı bütçesi uygulanabilmiş olsaydı bütçe açığının, toplam bütçe giderlerine oranı yüzde 20 dolayına düşecekti. Bir daha bu oranın yakalanamadığı bütçe açığımıza çağdaşlaşma dönemiyle birlikte bir de cari açık eklenmiştir. Bu yönüyle de düşünüldüğünde Tarhuncu Ahmet Paşa maliye tarihimize önemli bir iz bırakmıştır.

Ülkemizde kısa zamana öncesine kadar çok başarılı Devlet adamları da maalesef Tarhuncu’nun kaderini paylaştı. Turgut Özal, Eşref Bitlis, Adnan Kahveci, Recep Yazıcıoğlu, Muhsin Yazıcıoğlu gibi önemli devlet adamlarımız da devlet çıkarlarını her zaman en üstte tutmaları sonucu ya suikaste kurban gitmiş ya da şüpheli kazalarda yaşamlarını yitirmişlerdir.

Tarhuncu Ahmet Paşa ve isimlerini sayamadığımız bu devlete hizmet etmiş tüm devlet adamlarımızın ruhları şad olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here