Kapitülasyon Nedir? Osmanlı Devleti Neden İmtiyaz Tanıdı?

0
144
Kapitülasyon Nedir? Osmanlı Devleti Neden İmtiyaz Tanıdı?

Kapitülasyon’un kelime anlamına baktığımız zaman; kapitülasyon ayrıcalık anlamı taşımaktadır. Peki siyasi ve ekonomik anlamda Kapitülasyon nedir? Osmanlı Devleti niçin kapitülasyon vermiştir? İlk kapitülasyon ne zaman hangi ülkeye verilmiştir? Kapitülasyonlar Nasıl kaldırıldı? Bu ve benzeri sorularımızı Kapitülasyon Nedir? Osmanlı Devleti Neden İmtiyaz Tanıdı? başlıklı yazımızda bulabileceksiniz. Şimdi yazımızı daha fazla uzatmadan başlayalım.

Osmanlı Devleti İlk Dış Borcunu Ne Zaman Aldı?

Kırım Savaşı Osmanlı Devleti için gerek siyasi gerekse ekonomik anlamda ciddi bir kırılma noktasıdır. Kırım Savaşının siyasi boyutlarını bir kenara bırakacak olursak, ekonomik anlamda da Osmanlı Devletinin ilk dış borç aldığı dönemdir. Osmanlı Devleti Kırım Savaşına girebilmek için aldığı bu borcu verimli bir şekilde kullanamamıştır. Gerek kurumların denetlenememesi gerekse savurganlık, israf alışkanlığı gibi sebepler bu borcu ödeme konusunda devletin zorlanmasına sebep olmuştur. Bu savaş için alınan borç miktarı ise 5 milyar 297 milyon Franktı.

Osmanlı Devleti yukarıda sayılan sebeplerden ötürü bu borcu ödeyemeyecek duruma geldi. Dış borçları ödemek için ise iç borçlara yöneldi. Galata Bankerlerinden alınan borçlar ile dış borçlar bir dönem ödenmeye çalışılsa da iç borç ödemesi de tıkandı ve devlet borçlarını ödeyemez duruma geldi. 1875 Ramazan Kararnamesi ile borç faizlerinin yarısını ödeyebileceğini duyuran Osmanlı Devleti 1876 borçlarını ödeyemeyeceğini ilan etti. Dış ve iç borcu ödeyemeyeceğinin ilanı ise devletin iflası anlamına geliyordu. Alacaklarının tahsili için Galata Bankeleri Rüsum- Sitte İdaresini kurdu.

Rüsüm-u Sitte İdaresi Hangi Ürünlere El Koydu

Galata Bankerleri Rüsüm-u Sitte İdaresi ile Osmanlı Maliyesinin en önemli gelir kalemlerine el koydu ve borçlarına karşılık şu vergilerin tahsilini üstlendi.

  • İpek
  • Damga
  • İçki
  • Deniz ürünleri
  • Tuz
  • Tütün

Rüsüm- Sitte İdaresi bu gelir kaynaklarına el koyunca Osmanlı Devleti dış borçları ödeme konusunda da ciddi sıkıntı yaşamaya başladı. Artık borçlar ödenemez duruma gelince de Muharrem Kararnamesi ile Duyun-u Umumiye İdaresi kuruldu. Duyun-u Umumiye idaresi hakkında daha detaylı bilgiyi geçmiş Pazar Okumaları yazımızda bulabilirsiniz.

Duyun- Umumiye İdaresi Osmanlı Devletinin maliyesine alacaklı devletlerin el koyması olarak yorumlayabiliriz. Bu durum kapitülasyon tecrübelerimizin diğer örneklerine nazaran daha edilgen ve güç durumda olduğumuz tecrübemizdir. Esasında yıkılan devletin son çırpınışlarıdır. Peki Osmanlı Devleti Daha önce başka devletlere kapitülasyon yani ayrıcalık tanıdı mı?

Osmanlı Devleti ve Kapitülasyonlar

Duyun-u umumiye idaresi tecrübesine kadar Osmanlı Devleti birçok ülkeye kapitülasyon tanımıştır. Bu hakları tanıması aynı zamanda Osmanlı devletinin kendi gücüne olan inancıdır. Zira kapitülasyonlar tek taraflı olarak verilen hatta bahşedilen anlaşmalardır. Daha önceki tecrübelere baktığımız zaman Osmanlı Devleti, ekonomi alanının dışında da kapitülasyonlar tanımıştır. Kimi zaman örgütlenme hakkı, kimi zaman yargılama hakkı, seyahat, taşıma gibi hakları yabancı devletlere tanımıştır.

Osmanlı Devleti İlk Kapitülasyonları Hangi Ülkelere Vermiştir?

Osmanlı devleti ilk kapitülasyonları Bizans, Selçuklular, Akdeniz kıyısındaki Araplara vermiştir. Burada amaçlanan ise ticareti yönlendirebilmektedir. Bu aşama Osmanlının kapitülasyon tecrübesinin başlangıç evresidir.

İkinci evre ise 16.yüzyılda tecrübe edilmiştir. Bu yüzyıl merkantilist politikaların uygulandığı ve yeni deniz yollarının keşfedildiği dönemdir. Osmanlı Devleti bu yüzyılda verdiği ayrıcalıklarla ekonomik hakimiyetini korumak istemiştir.

Üçüncü evre olarak ise 1838 Balta Limanı Ticaret Anlaşması belirleyici olmuştur. Bu anlaşma sadece ticari bir sözleşme değil, Osmanlı’yı Avrupa’nın pazarı haline getiren bir kapitülasyon anlaşmasıdır.

1838 Balta Limanı Ticaret Anlaşması

Bu anlaşma ile ihracat yasağı ve devlet tekelleri kaldırıldı. İngiliz tüccarları yerli tüccarla ile eşit haklara sahip oldu. Bu anlaşma Osmanlı ekonomisini sömürge haline getirmiş ve borçlarını ödeyemez hale getirmiştir. Yukarıda anlatıldığı üzere Kırım Savaşı ve Duyun-u Umumiye tecrübesi baş göstermiştir. Balta Limanı Ticaret Anlaşması dönem boyunca uygulanan merkantilist politikalar için Osmanlı Devletini bir pazar haline getirmeye uygun bir metindir. Merkantilizm hakkında ayrıca detaylı bir çalışmayı da buradan okuyabilirsiniz.

Kapitülasyonlar Ne Zaman Kaldırıldı?

Osmanlı Devleti Kırım Savaşının ardından kapitülasyonlar kaldırılacaktır sözünü almıştır. Lakin bu söz yerine getirilmemiştir. İttihat ve Terakki yönetimi 1914 tarihinde bu kapitülasyonları kaldırmışsa da Sevr Anlaşmasıyla Osmanlı Devleti daha güçlü yaptırımlarla karşılaşmıştır. Ülkemiz bu sömürge durumunda kurtulabilmek için Lozan anlaşmasını ve genç Cumhuriyet’in kurulmasını beklemiştir. Lozan ile sırtımızdan bu büyük yük atılmıştır.

Kapitülasyonların ülkemiz adına ne denli ciddi bir problem olduğunu bilen Mustafa Kemal Atatürk Lozan’a gidecek heyete taviz verilmeyecek iki konudan biri olarak kapitülasyonları saymıştır. Diğer konu ise azınlıklardır. İsmet İnönü önderliğindeki heyetimiz bu konuda direnç göstermiş ve bu yükü sırtımızdan atmıştır. Zira Mustafa Kemal Atatürk’ün sürekli vurguladığı üzere siyasi zaferler ekonomik zaferler ile taçlandırılmalıdır.

Bu haftaki Pazar okumaları yazımızın konusunu Kapitülasyon Nedir? Osmanlı Devleti Neden İmtiyaz Tanıdı? Olarak belirlememizin bir sebebi ise başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere cumhuriyetimizin kurucusu ve silah arkadaşlarına minnetlerimizi belirtmektir. Kurtuluş Savaşımızın 100 yıl dönümünde Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anıyoruz.

Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here